mavi-gemi:

Tolstoy'un ‘İtiraflarım’ kitabını okuyorum, sanırım benim Tolstoy ile yaşamam lazımmış. Kitapta kendi acımı görmüş gibi oluyorum. Anlamsızlım iliklerime işliyor gibi. Keder, öyle oturup bakmak. “Sonunda ne olacak?” Sorusu.

(via differartsun)

ruheteng:

“jean paul sartre'a göre özgürlük her şeydi. aşık sevilmek ister ama aşk iksiri içmiş birisi tarafından değil, ona özgür bir şekilde aşık olmuş kişi tarafından. birini sevmekte aradığımız sahiplik hissi, bir şeyde aradığımız sahiplikten tümüyle farklıdır çünkü bir şey bize sahip olamaz. fakat sartre için romantik aşkın gerçekliği özgürlüklerin birleştiği mutlu bir karşılıklı saygı değildi, bundan çok farklıydı. aşk çatışmadır. sevilen kişi diğerinin aşkını ister, onun olduğu şeyi ortaya çıkartmasına yardımcı olmasını ister. fakat bunu yaparak bir özneden nesneye dönüşme riskini alır, sevdiği kişinin gözündeki yansıması tarafından baskılanan bir şeye dönüşür. ve bu daha da kötüleşiyor. sevilen olarak sevgilisinin sevgisinin bir sona ulaşmasını istemez, başka bir yerde sevgiyi bulmasını istemez. bu, özgür bir kişinin garanti edebileceği bir şey değildir. gerçek özgürlük, fikrini değiştirme özgürlüğüdür, sevmekten vazgeçme özgürlüğü. sartre için aşk tehlikelidir. mazoşizm ya da sadizm vardır. mazoşizm, sevdiğinin olmasını istediği şeye dönüşmeye çalışmasında ve kendi özgürlüğünü reddetmekte bulunur. sadizm, sevilene bir nesne olarak davranmasında ve engellemesinde bulunur. her iki durumda da özgürlük tehlikededir. ve aşk, acı verici bir mücadeleye dönüşür.”

(via differartsun)


Indy Theme by Safe As Milk